Sevgili Outdor senin ve sayılı kişilerin başına marka ile ilgili talihsizlik ve şanssızlık gelmiş olabilir fakat istisnalar kaideyi bozmaz unutmamak lazım. Markayı bu denli kötüleyecek şeyler söylemeye gerek yok. Bizlerde kullanıcıyız sonuçta marka ortağı değiliz kar gütmüyoruz. Fakat peugeot 207 diğer bir çk emsalinden iyi konumda benim kanımca. Ama sen bu kadar memnun değilsen satabilirsin binmek zorunda değilsin. Çok pahalı araçlarda değil, özellikle benim mercedes te çalıştığımı öne sürerek söylüyorum ki mercedes gibi firmalarda bu tür özellikler opsiyondur, bizim araçlarda ise standarttır her ne kadar sende olmasada...
Atermik cam bazı versiyonlarda varmış arkadaşlar peugeot servis müdürü arkadaştan öğrendim.
Sevgili twobye, çoğu kişiyle anlaşamadığımız ya da yanlış anlaşıldığım asıl nokta burası sanırım. Ben asla Peugeot markasını, yukarıda şikayetçi olduğum nedenlerle kötülüyor değilim. Tersine, övülecek yanlarını da çekinmeden saydım. Benim bütün yaptığım, sırf benim altımdaki arabadır diye yerilecek yanlarını yok saymamak. Olması gereken de budur.
Benim için çok önemli bir konu, bir başkası için dikkate bile alınmayacak kadar önemsiz olabilir. Ya da tam tersi olabilir. Oysa herkes övgülerini anlattığı kadar, samimiyet ve açık yüreklilikle şikayetçi olduğu konuları da anlatsa (ki forumun yarıdan çoğu aslında bu tür şikayetlerle dolu), bu tecrübeler bir çok insanın işine yarayacaktır. Örneğin benim için, kullandığım bir aracın benim ve ailemin sağlığına etkisi, dünyanın tüm donanımlarına sahip olmasından daha önemlidir. (Bunu, geri görüş kamerası olan ama hava yastığı olmayan bir araç gibi düşünebilirsiniz mesela). Eğer birisi bu forumda daha önce bu arabaların camlarıyla ilgili bu sorunlardan bahsetmiş olsaydı, ben çok büyük bir ihtimalle şu andaki arabamı daha baştan satın almazdım. Bu konuda özenli olduğunu bildiğim markalara yönelirdim, ya da aracı satın almak için bu özellikleri satıcıya şart koşardım.
Sonuç olarak "ha" deyince arabamı atıp/satıp bir başkasını alacak durumum yok. Bir süre bununla devam etmek zorundayım ama ödediğim toplam paradan kim bilir ne kadarına karşılık gelen bir tavan camını kullanamayacağım ve ön camdan da hep tedirgin olarak aracımı kullanacağım. Bunun aracımdan aldığım keyifi ne derece etkilediğini de herkesin takdirine bırakıyorum.
Özet olarak söylemek istediğim; ben arabayı kötülüyor değilim. İyi yanlarını her zaman söylediğim gibi, bana göre eksik ya da yanlış olan yanlarını söylüyorum. Bunu söylemek bana göre bir görevdir. Bunu ukalalık, kötüleme, çıkıntılık, gıcıklık, vs. sayan varsa beni ilgilendirmiyor. Sonuçta değer yargılarımız farklı olabilir ve bu hiç kimsenin değerlerini kendisi için geçersiz kılmaz.